Prediyabet Nedir?
Gizli Şeker Belirtileri, Tanı Testleri ve Tedavi Yaklaşımı
Prediyabet nedir?
Prediyabet, halk arasında sık kullanılan adıyla “gizli şeker”, kan şekeri düzeylerinin normalden yüksek olduğu ancak henüz tip 2 diyabet tanısı koyduracak seviyeye ulaşmadığı dönemdir.
Bu dönem çoğu zaman sessiz ilerler. Kişi kendini tamamen normal hissedebilir. Rutin tahlillerde açlık kan şekeri hafif yüksek çıkabilir, HbA1c değeri sınırda olabilir veya şeker yükleme testiyle kan şekeri metabolizmasında bozulma fark edilebilir.
Prediyabeti önemli yapan nokta şudur: Bu dönem, tip 2 diyabet gelişmeden önce vücudun verdiği erken bir uyarı sinyalidir. Doğru zamanda fark edilirse, yaşam tarzı düzenlemeleri, kilo yönetimi, fiziksel aktivite, uyku düzeni ve gerektiğinde medikal yaklaşımlarla diyabete ilerleme riski azaltılabilir.
Yani prediyabet “önemsiz bir sınırda yükseklik” değildir. Aynı zamanda “kesin diyabet olacaksınız” anlamına da gelmez. Asıl değerli olan, bu dönemi erken yakalayıp metabolik sağlığı yeniden düzenleme fırsatı olarak görmektir.
Prediyabet ile insülin direnci aynı şey midir?
Hayır, aynı şey değildir; ancak birbirleriyle yakından ilişkilidir.
İnsülin direnci, vücudun insüline yeterince iyi yanıt verememesi durumudur. Bu durumda pankreas kan şekerini dengede tutmak için daha fazla insülin salgılamak zorunda kalabilir.
Prediyabet ise kan şekeri değerlerinin normalin üzerine çıktığı, fakat henüz diyabet tanı sınırına ulaşmadığı dönemdir.
Bir kişide insülin direnci olabilir ama kan şekeri henüz prediyabet düzeyine gelmemiş olabilir. Ya da prediyabet saptandığında altta sıklıkla insülin direnci, bel çevresi artışı, karaciğer yağlanması, trigliserid yüksekliği veya ailede diyabet öyküsü eşlik edebilir.
Bu nedenle prediyabeti sadece “şeker biraz yüksek” şeklinde değerlendirmek eksik olur. Prediyabet, çoğu zaman daha geniş bir metabolik bozulmanın parçasıdır.
Prediyabet neden önemlidir?
Prediyabet, tip 2 diyabet gelişimi açısından en önemli erken uyarı dönemlerinden biridir. Ancak risk sadece diyabetle sınırlı değildir.
Prediyabeti olan kişilerde şu durumlar daha sık görülebilir:
- İnsülin direnci
- Bel çevresi artışı
- Karaciğer yağlanması
- Trigliserid yüksekliği
- HDL yani iyi kolesterol düşüklüğü
- Hipertansiyon
- Metabolik sendrom
- Tip 2 diyabet gelişme riski
- Kalp-damar hastalıkları açısından artmış risk
Bu nedenle prediyabet tespit edildiğinde yalnızca açlık kan şekeri veya HbA1c’ye bakmak yeterli değildir. Tansiyon, kolesterol, karaciğer yağlanması, kilo, bel çevresi, aile öyküsü, uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite düzeyi birlikte değerlendirilmelidir.
Dahiliye randevusunda amaç sadece “şeker hastası mıyım?” sorusuna yanıt vermek değildir. Asıl amaç, metabolik riskleri erken dönemde saptamak ve kişiye özel bir koruma planı oluşturmaktır.
Prediyabet belirtileri nelerdir?
Prediyabetin en zor tarafı, çoğu zaman belirgin belirti vermemesidir. Birçok kişi prediyabeti rutin kan tahlili sırasında öğrenir.
Ancak bazı şikayetler prediyabet veya insülin direnci açısından uyarıcı olabilir:
Yemek sonrası uyku hali
Özellikle pilav, makarna, ekmek, hamur işi veya tatlı içeren öğünlerden sonra belirgin uyku hali yaşanabilir. Kişi “yemekten sonra ağırlık çöküyor” şeklinde tarif edebilir.
Sık acıkma
Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkmak, kan şekeri ve insülin dengesindeki dalgalanmalarla ilişkili olabilir.
Tatlı ve karbonhidrat isteği
Özellikle akşam saatlerinde tatlı isteğinin artması, sık atıştırma ihtiyacı veya karbonhidrat ağırlıklı gıdalara yönelme metabolik dengesizliğin bir işareti olabilir.
Kilo vermekte zorlanma
Prediyabet döneminde kişi “diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum” diyebilir. Bu durumda sadece kalori değil; insülin direnci, kas kütlesi, uyku, stres, karaciğer yağlanması ve hormonal durum da değerlendirilmelidir.
Bel çevresinde artış
Karın çevresinde yağlanma prediyabet açısından önemli bir risk göstergesidir. Tartıdaki kilo normal görünse bile bel çevresi artışı metabolik riskleri artırabilir.
Halsizlik ve enerji düşüklüğü
Gün içinde enerji düşüklüğü, sabah yorgun kalkma, öğleden sonra performans azalması prediyabetle birlikte görülebilir. Ancak bu belirtiler kansızlık, tiroid hastalıkları, vitamin-mineral eksiklikleri, uyku bozuklukları ve kronik stres gibi başka nedenlerden de kaynaklanabilir.
Sık idrara çıkma ve ağız kuruluğu
Bu belirtiler daha çok diyabet döneminde belirgin hale gelir. Ancak kan şekeri yüksekliği ilerliyorsa prediyabetten diyabete geçiş açısından dikkat edilmelidir.
Prediyabet kimlerde daha sık görülür?
Prediyabet yalnızca fazla kilosu olan kişilerde görülmez. Normal kilolu bireylerde de prediyabet olabilir. Ancak bazı risk faktörleri prediyabet olasılığını artırır.
Aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı varsa prediyabet açısından dahiliye değerlendirmesi uygun olur:
- Ailede tip 2 diyabet öyküsü
- Bel çevresi geniş olanlar
- Fazla kilo veya obezite
- Hareketsiz yaşam
- Karaciğer yağlanması
- Trigliserid yüksekliği olanlar
- HDL düşüklüğü olanlar
- Hipertansiyonu olanlar
- İnsülin direnci
- Polikistik over sendromu
- Gebelik şekeri öyküsü
- Daha önce iri bebek doğurma öyküsü
- Uyku apnesi veya horlama
- Sigara kullanımı
- Kortizon gibi kan şekerini yükseltebilecek ilaçların kullanımı
- Kronik stres ve düzensiz uyku
Özellikle ailede diyabet varsa, kilo artışı başladıysa veya bel çevresi genişliyorsa “şekerim yükselince bakarız” yaklaşımı doğru değildir. Prediyabetin amacı, diyabet gelişmeden önce önlem almaktır.
Prediyabet tanısı nasıl konur?
Prediyabet tanısı kan testleriyle konur. Ancak testlerin doğru yorumlanması önemlidir. Tek bir değeri izole şekilde değerlendirmek yerine kişinin genel metabolik durumu birlikte ele alınmalıdır.
Prediyabet değerlendirmesinde kullanılan temel testler şunlardır:
Açlık kan şekeri
Açlık kan şekeri, en az 8 saatlik açlık sonrası ölçülen kan şekeri değeridir. Açlık kan şekeri normalin üzerinde ama diyabet düzeyinin altındaysa prediyabet açısından uyarıcı olabilir.
HbA1c
HbA1c, son yaklaşık 2-3 aylık ortalama kan şekeri düzeyi hakkında fikir verir. Prediyabet tanısında sık kullanılan pratik testlerden biridir.
Ancak HbA1c her durumda tek başına yeterli olmayabilir. Kansızlık, bazı kan hastalıkları, gebelik, böbrek hastalığı veya hemoglobin yapısını etkileyen durumlarda HbA1c yorumu değişebilir. Bu nedenle sonuçlar hekim tarafından klinik tabloyla birlikte değerlendirilmelidir.
OGTT yani şeker yükleme testi
Bazı kişilerde açlık kan şekeri normal veya sınıra yakın olabilir; ancak yemek sonrası kan şekeri yüksekliği belirgin olabilir. Bu durumda oral glukoz tolerans testi yani şeker yükleme testi gerekebilir.
Özellikle ailesinde diyabet olan, gebelik şekeri geçiren, PCOS tanısı olan, açlık şekeri sınırda olan veya yemek sonrası belirgin uyku hali yaşayan kişilerde OGTT bazı durumlarda daha fazla bilgi sağlayabilir.
Ek metabolik testler
Prediyabet saptandığında sadece kan şekeri değil, şu testler de genellikle değerlendirilir:
- Açlık insülini
- HOMA-IR
- Lipid profili
- Trigliserid
- HDL kolesterol
- LDL kolesterol
- Karaciğer enzimleri
- Böbrek fonksiyonları
- İdrar tetkiki
- TSH ve tiroid fonksiyonları
- Gerekirse vitamin ve mineral düzeyleri
- Tansiyon ve bel çevresi ölçümü
Çünkü prediyabet tek başına bir kan şekeri sorunu değil, çoğu zaman metabolik sendrom ve kardiyometabolik risklerle birlikte ilerleyen bir tablodur.
“Açlık şekerim normal, yine de prediyabet olabilir mi?”
Evet, olabilir.
Bazı kişilerde açlık kan şekeri normal veya sınıra yakın olduğu halde yemek sonrası kan şekeri yüksekliği olabilir. Bu kişiler “benim açlık şekerim normal” diyerek prediyabet riskini fark etmeyebilir.
Bu yüzden özellikle risk faktörü olan kişilerde sadece açlık kan şekeriyle yetinmek bazen eksik değerlendirmeye yol açabilir. HbA1c, OGTT, bel çevresi, trigliserid, karaciğer yağlanması ve klinik belirtiler birlikte ele alınmalıdır.
Prediyabet geri döner mi?
Evet, birçok kişide prediyabet gerileyebilir. Kan şekeri değerleri tekrar normal aralığa dönebilir. Ancak bu durum kendiliğinden beklenmemeli; metabolik sağlığı düzeltmeye yönelik planlı bir yaklaşım gerektirir.
Prediyabetin gerilemesinde en etkili başlıklar şunlardır:
- Kilo fazlalığı varsa sürdürülebilir kilo kaybı
- Bel çevresinin azaltılması
- Düzenli fiziksel aktivite
- Kas kütlesinin korunması ve artırılması
- Rafine karbonhidratların azaltılması
- Protein ve lif alımının düzenlenmesi
- Gece geç yeme alışkanlığının azaltılması
- Uyku kalitesinin artırılması
- Stres yönetimi
- Sigaranın bırakılması
- Eşlik eden hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve karaciğer yağlanmasının yönetilmesi
Burada amaç kısa süreli, katı ve sürdürülemez diyetler değildir. Asıl hedef, kişinin yaşamına uyabilecek uzun vadeli bir metabolik sağlık planı oluşturmaktır.
Prediyabette beslenme nasıl olmalı?
Prediyabette tek tip bir diyet yoktur. Herkes için aynı liste doğru olmayabilir. Kişinin kilosu, yaşı, kullandığı ilaçlar, çalışma düzeni, eşlik eden hastalıkları, uyku düzeni ve fiziksel aktivitesi dikkate alınmalıdır.
Ancak genel olarak şu prensipler önemlidir:
Rafine karbonhidratları azaltmak
Beyaz ekmek, şekerli içecekler, tatlılar, paketli atıştırmalıklar, hamur işleri ve fazla miktarda pirinç/makarna tüketimi kan şekeri dalgalanmalarını artırabilir.
Protein alımını düzenlemek
Yeterli protein, tokluk hissini artırabilir ve kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur. Kas dokusu, glukoz metabolizması açısından çok önemlidir.
Liften zengin beslenmek
Sebzeler, baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve uygun meyveler lif alımını artırabilir. Lif, tokluk süresini uzatır ve kan şekeri yanıtını daha dengeli hale getirebilir.
Öğünleri kişiye göre planlamak
Bazı kişiler üç ana öğünle daha iyi hissederken, bazı kişilerde öğün araları ve beslenme düzeni farklı planlanabilir. Burada önemli olan, kişinin kan şekeri dalgalanmalarını ve açlık-tokluk ritmini doğru yönetmektir.
Gece geç yemeyi azaltmak
Gece geç saatlerde yoğun karbonhidratlı beslenmek, sabah açlık şekeri ve kilo kontrolünü olumsuz etkileyebilir.
Sürdürülebilirlik
En iyi beslenme planı, kişinin birkaç hafta değil, uzun süre uygulayabileceği plandır. Bu nedenle prediyabette beslenme yaklaşımı yasaklar listesi değil, kişiye özel metabolik düzenleme olmalıdır.
Egzersiz prediyabeti düzeltir mi?
Düzenli egzersiz prediyabet yönetiminde en güçlü araçlardan biridir.
Kaslar, kan şekerini kullanan en önemli dokulardandır. Kas dokusu ne kadar aktif olursa, vücudun glukozu kullanma kapasitesi de o kadar iyi hale gelebilir. Bu nedenle prediyabette sadece kilo vermek değil, kası korumak ve güçlendirmek de önemlidir.
Genel olarak önerilebilecek yaklaşımlar:
- Haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş veya benzeri aktivite
- Haftada 2-3 gün direnç egzersizi
- Uzun süre oturmayı azaltmak
- Yemeklerden sonra 10-15 dakikalık hafif yürüyüşler
- Günlük adım sayısını kademeli artırmak
- Kişinin yaşına ve sağlık durumuna uygun egzersiz planı oluşturmak
Kalp hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon, ileri obezite, diyabet, nefes darlığı, eklem sorunu veya göğüs ağrısı olan kişiler egzersize başlamadan önce dahiliye veya ilgili branş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Prediyabette ilaç gerekir mi?
Her prediyabet hastasına ilaç gerekmez. Birçok kişide yaşam tarzı düzenlemeleri, kilo yönetimi ve düzenli takip yeterli olabilir.
Ancak bazı kişilerde ilaç tedavisi gündeme gelebilir. Özellikle şu durumlarda medikal tedavi seçeneği hekim tarafından değerlendirilebilir:
- HbA1c değerinin yükselme eğiliminde olması
- Açlık kan şekerinin giderek artması
- Obezite veya belirgin bel çevresi artışı
- Genç yaşta yüksek metabolik risk
- Ailede güçlü diyabet öyküsü
- Gebelik şekeri öyküsü
- PCOS/PKOS varlığı
- Karaciğer yağlanması
- Yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen değerlerin düzelmemesi
- Tip 2 diyabete ilerleme riskinin yüksek olması
Metformin bazı prediyabet hastalarında uygun olabilir. Ancak herkes için otomatik başlanacak bir ilaç değildir. Karar; yaş, kilo, böbrek fonksiyonu, gebelik planı, gastrointestinal tolerans, B12 düzeyi, eşlik eden hastalıklar ve genel risk durumuna göre verilmelidir.
Obezite eşlik ediyorsa, bazı hastalarda kilo yönetimine yönelik medikal tedaviler de gündeme gelebilir. Ancak bu ilaçlar mutlaka hekim kontrolünde, uygun endikasyonla ve düzenli takip altında kullanılmalıdır.
Prediyabet ve karaciğer yağlanması ilişkisi
Prediyabet, insülin direnci ve karaciğer yağlanması sık olarak birlikte görülür.
Karaciğer yağlanması olan bir kişide açlık şekeri normal görünse bile insülin direnci ve prediyabet riski olabilir. Benzer şekilde prediyabet saptanan kişilerde karaciğer yağlanması açısından değerlendirme yapmak önemlidir.
Bu nedenle prediyabet değerlendirmesinde karaciğer enzimleri, ultrason bulguları, bel çevresi, trigliserid düzeyi ve kilo durumu birlikte ele alınmalıdır.
“Karaciğer yağlanması var ama tahlillerim normal” düşüncesi yanıltıcı olabilir. Çünkü karaciğer enzimleri normal olsa bile metabolik risk devam edebilir.
Prediyabet ve kalp-damar riski
Prediyabet sadece gelecekte diyabet gelişme riski anlamına gelmez. Aynı zamanda kalp-damar hastalıkları açısından da dikkat edilmesi gereken bir dönemdir.
Prediyabeti olan kişilerde sık görülen eşlikçi riskler şunlardır:
- Hipertansiyon
- Trigliserid yüksekliği
- HDL düşüklüğü
- LDL yüksekliği
- Bel çevresi artışı
- Karaciğer yağlanması
- Sigara kullanımı
- Hareketsiz yaşam
Bu nedenle prediyabet saptandığında kolesterol, tansiyon, aile öyküsü ve damar sağlığı da değerlendirilmelidir. Dahiliye yaklaşımının güçlü tarafı tam da budur: Kan şekerini tek başına değil, tüm metabolik tabloyu birlikte ele alır.
Prediyabet takibi nasıl yapılır?
Prediyabet tanısı alan kişilerin düzenli takip edilmesi önemlidir. Takip sıklığı kişiye göre değişir.
Genellikle şu başlıklar izlenir:
- Açlık kan şekeri
- HbA1c
- Gerekirse OGTT
- Açlık insülini ve HOMA-IR
- Kilo ve bel çevresi
- Tansiyon
- Lipid profili
- Karaciğer enzimleri
- Böbrek fonksiyonları
- İdrar tetkiki
- Eşlik eden vitamin-mineral eksiklikleri
- Beslenme ve egzersiz uyumu
- Kullanılan ilaçların etkisi ve yan etkileri
Prediyabette takip sadece değerleri görmek için yapılmaz. Takip, kişinin uyguladığı planın işe yarayıp yaramadığını anlamak ve gerekirse tedavi stratejisini güncellemek için yapılır.
Ne zaman dahiliye randevusu alınmalı?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa dahiliye randevusu almanız uygun olur:
- Açlık kan şekeriniz 100 mg/dL ve üzerindeyse
- HbA1c değeriniz %5,7 veya üzerindeyse
- Şeker yükleme testiniz sınırda çıktıysa
- Ailede tip 2 diyabet öykünüz varsa
- Bel çevreniz artıyorsa
- Kilo vermekte zorlanıyorsanız
- Karaciğer yağlanmanız varsa
- Trigliserid yüksekliği veya HDL düşüklüğü varsa
- Tansiyon yüksekliğiniz başladıysa
- Yemek sonrası belirgin uyku hali yaşıyorsanız
- Sık acıkma veya tatlı isteğiniz arttıysa
- PCOS/PKOS tanınız varsa
- Gebelik şekeri geçirdiyseniz
- Horlama, uyku apnesi veya sabah yorgunluğu varsa
- Kortizon veya kan şekerini yükseltebilecek ilaçlar kullanıyorsanız
Prediyabet erken dönemde yakalandığında, tip 2 diyabet gelişmeden önce güçlü bir koruyucu plan oluşturmak mümkündür.
Dahiliye muayenesinde prediyabet nasıl değerlendirilir?
Prediyabet şüphesiyle yapılan dahiliye değerlendirmesinde amaç yalnızca kan şekeri sonucuna bakmak değildir.
İyi bir metabolik değerlendirme şu sorulara cevap arar:
- Kişinin tip 2 diyabet riski ne kadar yüksek?
- İnsülin direnci eşlik ediyor mu?
- Karaciğer yağlanması var mı?
- Bel çevresi ve yağ dağılımı nasıl?
- Tansiyon ve kolesterol değerleri riskli mi?
- Uyku apnesi, stres veya hareketsizlik tabloyu ağırlaştırıyor mu?
- Tiroid hastalığı veya vitamin-mineral eksikliği eşlik ediyor mu?
- İlaç tedavisi gerekir mi?
- Kişiye uygun beslenme ve egzersiz planı nasıl olmalı?
- Takip ne sıklıkla yapılmalı?
Bu nedenle prediyabet, dahiliye uzmanı tarafından bütüncül şekilde ele alınması gereken önemli bir metabolik sağlık başlığıdır.
Prediyabet kalıcı mıdır?
Prediyabet kalıcı olmak zorunda değildir. Birçok kişide doğru yaklaşımla kan şekeri değerleri normal aralığa dönebilir. Ancak bu, “birkaç hafta dikkat edip sonra eski düzene dönmek” ile sağlanamaz.
Prediyabet yönetimi uzun vadeli bir metabolik sağlık planıdır.
Bu planın temel hedefleri şunlardır:
- Diyabet gelişimini önlemek veya geciktirmek
- Bel çevresini azaltmak
- Kas kütlesini korumak
- Karaciğer yağlanmasını geriletmek
- Tansiyon ve kolesterol risklerini azaltmak
- Enerji düzeyini artırmak
- Sürdürülebilir beslenme alışkanlığı oluşturmak
- Kişinin yaşam kalitesini yükseltmek
Prediyabeti sadece “şekerim sınırda” diye görmek yerine, vücudun erken uyarısı olarak değerlendirmek gerekir.
Adana Dahiliye (İç Hastalıkları) Kliniğinde Metabolik Hastalıkların Tanı ve Tedavisi
Adana, Türkiye'nin metabolik hastalıkların görülme sıklığı en yüksek bölgelerden biridir. Sıcak iklim, yüksek terleme, beslenme paterni ve genetik faktörler bu durumu yaratan başlıca nedenlerdir. Uzm. Dr. Yunus Coşkun’un Adana'daki Özel Medline Adana Hastanesindeki Dahiliye (İç Hastalıkları) Kliniğinde insülin direnci, obezite, prediyabet, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması, diyabet ve hipertansiyon hastalıklarında takip ve tedavisi, Türk İç Hastalıkları Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı ve Türkiye Obezite Araştırma Derneği rehberleri ışığında, kişiye özel ve modern yöntemlerle yapılmaktadır.
Polikliniğimize başvuran hastalarımıza:
- Detaylı anamnez ve fizik muayene
- Boy, Kilo, Bel Çevresi, VKİ / BKİ, Tansiyon Ölçümü
- Tam Kan Sayımı, Hemogram
- Tam Kan Biyokimyası, BUN (Kan Üre Azotu), Kreatin, eGFR, Na (Sodyum), K (Potasyum), Ca (Kalsiyum), Mg (Magnezyum), Ürik Asit, AST, ALT, FIB-4 Skoru, ALP, GGT, Total Protein, Albumin, Amilaz, Lipaz, Total Bilirubin, Direkt Bilirubin, İnsülin, Glukoz, HOMA-IR Skoru, HbA1c, Total Kolesterol, HDL Kolesterol, LDL Kolesterol, Trigliserid, Anti TPO, Anti Troglobulin, TSH, sT3, sT4, B12, Folat, Demir, Total Demir bağlama Kapasitesi, Transferrin Saturasyonu, Ferritin, 25OH D Vitamini, CRP, Sedimentasyon
- Tam İdrar Tetkiki, İdrarda Albumin/kreatinin ölçümü, idrar kültürü
- Abdomen Ultrasonografisi, Tiroid Ultrasonugrafisi
- Direkt Röntgen Grafileri (akciğer ve Batın)
- Gerektiğinde Tomografiler
- Yüksek riskli ve tekrarlayan vakalarda detaylı metabolik değerlendirme
- Aile öyküsü pozitif vakalarda genetik konsültasyon yönlendirmesi
uygulanır.
Adana'nın yanı sıra Mersin, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Niğde ve çevre illerden prediyabet tanı ve tedavisi için kliniğimize başvuran hastalarımıza hizmet verilmektedir. Şehir dışından gelen hastalar için randevu öncesi telefon veya WhatsApp ile koordinasyon sağlanır; tanı ve tedavi planlaması bu süreç dikkate alınarak yapılır.
Sonuç: Prediyabet, diyabetten önceki fırsat dönemidir
Prediyabet, kan şekerinin normalden yüksek olduğu ancak henüz tip 2 diyabet tanısı koyduracak düzeye ulaşmadığı dönemdir. Bu dönem çoğu zaman belirti vermez; bu yüzden rutin kontroller ve risk değerlendirmesi çok önemlidir.
Açlık kan şekeri, HbA1c, OGTT, bel çevresi, kolesterol, karaciğer yağlanması ve tansiyon birlikte değerlendirildiğinde kişinin gerçek metabolik riski daha net anlaşılır.
Prediyabet erken fark edilirse, yaşam tarzı düzenlemeleri, kilo yönetimi, egzersiz, uyku düzeni ve gerektiğinde ilaç tedavisiyle tip 2 diyabete ilerleme riski azaltılabilir.
Açlık şekeriniz sınırda çıktıysa, HbA1c değeriniz yükselmeye başladıysa, ailenizde diyabet varsa, kilo vermekte zorlanıyorsanız veya karaciğer yağlanmanız varsa dahiliye randevusu alarak ayrıntılı metabolik değerlendirme yaptırabilirsiniz.
Uzm. Dr. Yunus Coşkun
İç Hastalıkları Uzmanı
Özel Medline Adana Hastanesi
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.







